Gül Hastalığına Bitkisel Çözüm

gül hastalığına bitkisel çözüm

Roza hastalığı olarak da tabir edilen gül hastalığı, yaş ve cinsiyet farkı olmaksızın herkeste görülebilen, başta yüz bölgesi olmak üzere vücudun çeşitli yerlerinde sivilce gibi iltihaplı kabarıklar şeklinde görülen bir hastalıktır. Kadınlarda, erkeklere oranla görülme sıklığı daha fazladır ancak erkeklerde daha ağır belirtiler göstermektedir.

Gül Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

  • Yüz bölgesinde kızarıklık, yanma ve aşırı duyarlılık,
  • Yanaklarda, sivilceye benzer ancak iltihaplı kan damarları oluşması,
  • Geçmeyen kızarıklık,
  • Burunda şişlik,
  • Gözlerde yanma oluşması, gül hastalığının belirtileri arasındadır.

Gül Hastalığının Bitkisel Tedavisi

Gül hastalığının tedavisi için, çeşitli yöntemler mevcuttur. Kanıtlanmış kesin bir nedeni bulunmayan hastalığın, bazı bitkisel yöntemlerle etkisini azaltmak mümkündür. Gül hastalığının bitkisel tedavisi için, evde uygulanabilecek basit içerikli maskeler, hastalığın seyrini yavaşlatabilir.

Salatalık Maskesi İle Mucizevi Çözüm: Salatalığın, içerdiği su sayesinde harika bir nemlendirici olduğu bilinmektedir. Düzenli olarak uygulandığında gözeneklerin açılması sağlayan salatalık, yüz damarlarının da küçülmesini tetikleyerek damar genişlemesine bağlı olarak oluşan gül hastalığının etkisini kaybetmesini sağlar. Salatalık maskesi, hastalığın şiddetine göre haftada bir ya da iki kez uygulanabilir.

Elma sirkesi ve Bal Karışımı: Elma sirkesinin, anti-inflamatuar özelliği herkes tarafından bilinmektedir. Çeşitli hastalıklardan temizliğe kadar birçok alanda kullanılmasının sebebi de budur. Bir yemek kaşığı elma sirkesi ve bir yemek kaşığı bal karışımıyla hazırlanacak bir karışım, sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez içilirse, gül hastalığına bağlı olarak oluşan kızarıklıkların etkisinin azaldığı da görülecektir.

Yeşil Çay: Gül hastalığının doğal yollarla tedavisi için etkisi denenmiş ve kanıtlanmış yöntemlerden birisi de yeşil çaydır. Yeşil çay, gül hastalığının tedavisi için mucizevi bileşenlere sahip bir üründür. Önemli bir antioksidan deposu olmasının yanında anti- inflamatuar özelliği de bulunan yeşil çay, içilerek veya cilde sürülerek etkilerinden faydalanılabilecek yapıdadır. Günde bir ya da iki fincan içilse de, kızarık olan bölgelere soğuk çay paketi ile kompres yapılsa da, kısa sürede etkisini göstermektedir.

Yulaf Ezmesi: Yulaf ezmesinin, anti-inflamatuar özellikli olmasından kaynaklı olarak insan vücudu için sayısız faydaları bulunmaktadır. Gül hastalığının bitkisel çözümü için de, başvurulabilecek doğal tedavi yollarından birisidir. Bir çay bardağı yulaf ezmesiyle yarım çay bardağı suyun karışımıyla hazırlanacak maske, günde iki kez cilde uygulanabilir. On-on beş dakika bekletildikten sonra soğuk suyla durulandığında, daha ilk kullanımda etkisini gösterecek özelliktedir.

Aloe Vera: Cilt hastalıkları için aloe vera, doğal bir ilaç niteliğindedir. Aloe vera jeli ya da evlerde varsa aloe vera bitkisinden sıyrılacak özle, hastalığın görüldüğü bölgelere masaj uygulanabilir.

Bol C Vitamini: C vitamini, vücudun bağışıklık sisteminin güçlenmesi için gereklidir. Günlük olarak yeterli oranda C vitamini tüketimi, vücut direncini arttıracağından, gül hastalığının etkisini de azaltacaktır.

Gül hastalığının tedavisi için uygulanacak bitkisel yöntemlerin yanında, stresi azaltmak, aşırı sıcak veya aşırı soğuk ortamlarda bulunmaktan kaçınmak, yorucu egzersizler yapmamak gibi, günlük yaşam düzeninde yapılacak bazı değişikliklerle, hastalığın yavaşlamasını sağlamak da mümkündür.

Gül Hastalığı Bitkisel Tedavi Yöntemlerinin Yan Etkisi Var mıdır?

Gül hastalığının doğal yollarla tedavisi için uygulanacak bitkisel yöntemlerin, insan vücudu için herhangi bir zararı olmamakla birlikte, hastaların genel sağlık durumu, vücut yapıları ve hastalığın şiddeti kişiden kişiye değişiklik göstereceğinden dikkatli kullanımında fayda vardır. Beklenmedik etkiler görüldüğünde, bitkisel tedaviyi kesip bir dermatoloğa başvurmak, hastalığın etkili tedavisi için yararlı olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir