Copyright © 2024 Tüm hakları saklıdır. News Tanıtım

Duru Güzellik – Duruguzellik.com

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık
  4. »
  5. Migrende yeni tedavi yolları

Migrende yeni tedavi yolları

haber haber -
8 0

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Hayrunnisa Bolay ve Dr. Doğa Vurallı yönetiminde yapılan, migren ataklarının tetiklenmesine neden olan mekanizmanın ortaya koyulduğu çalışma “The Journal of Headache and Pain” dergisinde yayımlandı.

Prof. Dr. Bolay, migrenin, dünya genelinde 50 yaş altındakilerde en sık görülen beyin hastalığı olduğunu belirterek, genetik yatkınlığı olan kişilerde çevresel faktörler ile uykusuzluk, stres, hormonal değişiklikler gibi nedenlerle tetiklenebildiğini söyledi.

Migren ataklarının sebep olduğu orta ve yüksek şiddette, hareketle artan ağrılara iştahsızlık, bulantı ve kusmanın da eşlik edebildiğini dile getiren Bolay, bu durumun kişinin hayat kalitesini olumsuz etkilediğine ve günlük yaşamına devam etmesini önleyebildiğine dikkati çekti.

Bolay, bazı faktörlerin migren ataklarının kronikleşmesine yol açtığını anlatarak, “Atakların kronikleşmesiyle her gün ya da günaşırı baş ağrısı meydana geliyor. Bu durumda hastalar her gün ağrı kesici ilaçlar almaya başlıyorlar. Ağrıdan kurtulmak için kullanılan bu ilaçlar zamanla atakları, ağrıları tetiklemeye başlıyor. Araştırmamızda ağrı kesici ilaçların migren ataklarını hangi mekanizmayla tetiklediğini ve bazı gıdaların bu noktadaki etkisini araştırdık” dedi.

Dr. Vurallı da çalışmayla ilaç ve bazı gıdalardaki maddelerin ortak mekanizma oluşturarak migreni artırıcı etki gösterdiğini ortaya koyduklarını vurguladı.

Migren atakları yaşayan hastaların aşırı ağrı kesici ilaç kullanmamaları gerektiğini aktaran Vurallı, “Hastaların aşırı ağrı kesici ilaç kullanımı varsa tedavi için bunu hemen kesiyoruz. 4-6 haftalık bir süre boyunca hatta mümkünse hiç ağrı kesici ilaç kullanmamalarını öneriyoruz. Çünkü belirli bir süreden sonra hastalar ilaçların faydasını göreceğine zararını görmeye başlıyor ve migrenin yaşandığı gün sayısı artıyor” dedi.

Vurallı, çikolatadaki kuersetin ve kateşin, turunçgillerdeki hesperidin, kahvedeki kafeik asitler gibi maddelerin de SULT enzimini baskılayabildiğine işaret ederek, “Hastalar, yediklerinde hangi gıdanın olumsuz etki oluşturduğunu en iyi kendileri bilirler. Bu yüzden o tetikleyici gıdalardan da uzak durmalarını tavsiye ediyoruz” diye konuştu.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir