4 çocuk annesi Melek Bayraktar, eşini kaybedince biriktirdiği 700-800 bin TL’lik birikiminin kızları ve damadı tarafından çalındığını iddia etti. Hukuki süreçte akrabalık bağı engeline takıldı.
59 yaşındaki dört çocuk annesi Melek Bayraktar, eşini trafik kazasında kaybettikten sonra birikim yapmaya başladığını ancak kızları ve damadı tarafından banka kartlarından para çekildiğini, evindeki ziynet eşyaları, nakit para ve gıda ürünlerinin çalındığını iddia etti. Bayraktar, toplam zararının 700-800 bin lira civarında olduğunu belirtti.
Bayraktar, yaşadığı süreci ve yaşadığı mağduriyeti jandarma ve adliyeye taşıdı. İlk şikayetini kızı E. hakkında ‘Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Hırsızlık’ suçundan yapan Bayraktar, soruşturma sonucunda akrabalık ilişkisi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini öğrendi.
Eşini 2024 yılında kaybeden Melek Bayraktar, tek başına ayakta kalabilmek ve kimseye muhtaç olmamak için biriktirdiği paranın kızları tarafından çalındığını öne sürdü. Bayraktar, banka kartlarının kullanıldığını, evindeki fındık, kestane balı, altın ve nakit paralarının alındığını söyledi. Hukuki yollara başvurduğunu ancak akrabalık bağı nedeniyle ceza verilmediğini belirten Bayraktar, diğer kızının ve damadının da kendisini mağdur ettiğini iddia etti.
Bayraktar, biriktirdiği paranın çalınmasıyla ilgili olarak, “Ben yaşlı anneme bakıyorum, 3 yıldan beri hapiste olan oğluma bakıyorum, tek başıma bu yaşımda bunlarla uğraşıyorum. Benim derdim kimseye muhtaç olmamak. Kimseden bir dilim ekmek parası istememek için birikim yapıyordum ama maalesef en az 700-800 bin lira param gitti” şeklinde konuştu.
Bir öküzünü 280 bin liraya sattığını ve paranın kendi IBAN’ına yatırılacağını düşündüğünü ancak damadının kendi hesabına aktardığını belirtti. Parayı istediğinde oyalandığını ve sonrasında kızının altınlarını da alıp götürdüğünü iddia etti.
Bayraktar, 100 yaşındaki bakıma muhtaç annesinin maaşından da eksik para getirildiğini öne sürdü. Annesinin 18 bin liralık maaşının kendisine 6-7 bin lira civarında ulaştırıldığını ve kalan kısmın başka bir hesaba aktarıldığını iddia etti.
Hukuki süreçle ilgili avukatıyla görüştüğünü belirten Bayraktar, yaşadıklarının adaletsiz olduğunu vurguladı. Kendisini ve ailesini geçindirmeye çalışırken kızlarının durumlarının iyi olmasına rağmen birikimlerinin sıfırlandığını söyledi. Bayraktar, “Bu hak mıdır. Ben korkuyorum, beni iyi ki öldürmediler, zehirlemediler. Ben ondan da korktum. Hiç birini görmek istemiyorum. Bu kadarda olmaz, bir evlat bir anaya böyle yapamaz. Benim yaptığım her şey boşuna gitti” ifadelerini kullandı.
Bayraktar, çalınan birikimlerini geri almak ve evinin çatısını onarmak istediğini belirtti. Uzun süredir ihtiyaç duyulan çatı tadilatını yaptırmak istediğini ve çalınanların geri verilmesiyle birlikte kızlarını evlatlıktan reddetmek istediğini sözlerine ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]