Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde Bundibugyo türü Ebola salgını, 2.325 can alarak önceki krizleri geride bıraktı. Tedavi ve aşının olmaması endişeleri artırıyor.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde (DKC) etkili olan yeni Ebola salgını, 2 bin 325 kişinin yaşamını yitirmesine neden olarak 2018-2020 krizini geride bıraktı. Ülke genelinde 4 bin 945 vaka tespit edilirken, hastalık hızla yayılmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), salgının boyutuna ilişkin ciddi endişeler taşıdığını açıkladı.
Son 24 saatte 101 yeni vaka ve 33 ölüm kaydedilmesi, salgının yayılma hızını gözler önüne serdi. Hastanelerde ve karantina merkezlerinde 730 kişi tedavi altında bulunuyor. Geçen hafta 579 yeni vaka ve 304 ölüm bildirilmesi, alarm seviyesini yükseltti.
Salgının arkasında Ebola virüsünün daha az görülen Bundibugyo türü yer alıyor. Virüs, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusundaki altı eyalette tespit edilirken, Ituri eyaletinde yoğun şekilde etkisini gösteriyor. Bu türe karşı henüz onaylanmış bir aşı veya tedavinin bulunmaması, mücadeleyi ciddi şekilde zorlaştırıyor.
Salgının ilk kurbanlarından birinin Bunia kentinde çalışan bir sağlık görevlisi olmasına rağmen, resmi duyuru yaklaşık üç hafta sonra yapıldı. Uzmanlar, virüsün şubat ayında Mongbwalu’daki madencilik bölgesinde yayılmaya başlamış olabileceğini değerlendiriyor.
DSÖ yetkilileri, ilk vakalarda uygulanan Ebola testlerinin negatif sonuç verdiğini belirtti. Kullanılan kitlerin ağırlıklı olarak Ebola’nın Zaire türünü tespit edebilmesi, teşhisi geciktirdi. Hastaların belirtileri başlangıçta sıtma ve salmonella gibi farklı hastalıklarla ilişkilendirildi.
Salgınla mücadele eden sağlık ekipleri, maaş sorunları nedeniyle grevler, silahlı grupların tehditleri ve ulaşım sıkıntılarıyla karşılaşıyor. Halk arasındaki yanlış bilgiler ve Ebola’nın gerçek bir hastalık olduğuna inanmama durumu, müdahaleyi daha da güçleştiriyor.
Bunia’da Ebola’ya yakalanan hemşire Etienne Ezo, tedavisinin ardından hastalığı yendi. Ancak Ezo, sağlık çalışanı olduğu için hastalığın varlığını inkâr eden kişiler tarafından tehdit edildiğini ifade etti.
Ebola virüsü, hastalığı atlatan kişilerin vücudunda uzun süre kalabiliyor. DSÖ’nün 18 aylık Sağ Kalanlar Programı kapsamında Bundibugyo türünden kurtulanlar takip ediliyor. Virüsün gözlerde, merkezi sinir sisteminde ve testislerde aylarca kalabileceği belirtiliyor.
Bu durum, bazı kişilerde hastalığın yeniden ortaya çıkmasına veya virüsün cinsel yolla bulaşmasına yol açabilecek riskler oluşturuyor. Virüsün kalıcılığı, salgınla mücadelenin uzun vadeli boyutunu ortaya koyuyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]