PFO Ne Demek? Patent Foramen Ovale Hakkında Bilinmesi Gerekenler Patent Foramen Ovale yani PFO bebeklerin anne karnındaki gelişim sürecinde kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasında bulunan ve doğumdan sonra kendiliğinden kapanması gereken bir açıklıktır. Ancak bazı bireylerde bu açıklık kapanmaz ve PFO olarak adlandırılır. PFO nedir, PFO belirtileri nelerdir diyorsanız işte bazı detaylar; PFO Nedir?…
Patent Foramen Ovale yani PFO bebeklerin anne karnındaki gelişim sürecinde kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasında bulunan ve doğumdan sonra kendiliğinden kapanması gereken bir açıklıktır. Ancak bazı bireylerde bu açıklık kapanmaz ve PFO olarak adlandırılır. PFO nedir, PFO belirtileri nelerdir diyorsanız işte bazı detaylar;
PFO ne demek sorusuna cevap ararken, bu durumu daha iyi anlamak için bebeğin anne karnındaki gelişim sürecine bakmak gerekir. Anne karnında iken bebeğin kalbinin sağ ve sol kulakçıkları arasında bulunan foramen ovale adlı kapak benzeri bir yapı, bebeğin doğumuyla birlikte kapanması beklenir. Ancak bu yapı bazı bebeklerde kapanmayabilir ve bu durum patent foramen ovale (PFO) olarak tanımlanır. PFO’nun nedenleri tam olarak bilinmemektedir ve bu açıklığın neden kapanmadığına dair net bir bilgi yoktur.
PFO Belirtileri
Çoğu insanda PFO belirtileri görülmez ve bu durum genellikle başka amaçla yapılan testler sırasında tesadüfen saptanır. Ancak bazı nadir durumlarda, PFO’nun belirti vermesi mümkündür. PFO, migren atakları, ayağa kalkarken veya ayakta dururken nefes darlığı gibi semptomlara yol açabilir. Ayrıca, belirli felç türleri için daha yüksek bir risk faktörü olarak kendini gösterebilir. Sağlıklı yetişkinlerin yaklaşık %20’sinde PFO bulunur ve bu bireylerde inme riski, PFO’su olmayanlara kıyasla %40-50 daha yüksektir.
PFO ne demek sorusunun cevabını daha iyi kavrayabilmek için bu durumun yol açabileceği riskleri bilmek önemlidir. PFO, genç yetişkinlerde nedeni bilinmeyen felçlerin araştırılması gereken önemli bir durumdur. 60 yaş altı bireylerde inmenin nedeni bulunamıyorsa, PFO açısından ciddi bir inceleme yapılması gereklidir. PFO’nun migren ile olan ilişkisi de dikkat çekicidir. Aura ile seyreden migren vakalarında PFO’nun rol oynadığına dair veriler bulunmaktadır. Auralı migren hastalarında PFO sıklığı sağlıklı bireylere göre iki katına kadar artmaktadır ve PFO kapatılmasının migren kaynaklı baş ağrılarını azalttığı bilinmektedir.
PFO, dalgıçlarda özel bir risk taşır. Dalgıçlık kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalındığında PFO dalgıçlık yapmaya engel değildir, ancak kurallara uyulmadığında damar içinde oluşan hava kabarcıkları PFO’dan geçerek çeşitli sorunlara yol açabilir. PFO’lu bireylerde vurgun olma riski olmayanlara göre 5 kat daha fazladır.
PFO’su olan çoğu kişi için tedaviye gerek duyulmaz çünkü PFO’nun kendisi bir hastalık olarak kabul edilmez. Ancak komplikasyonların geliştiği durumlarda tedavi gereklidir. Tedavi yöntemleri arasında kan sulandırıcı ilaçlar ve şemsiye benzeri cihazlarla yapılan kapatma işlemleri bulunur. İlaçlar ciddi kanama riski taşırken, kapatma işlemi kalp delinmesi gibi komplikasyonlara yol açabilir. Dolayısıyla, her PFO saptanan hastaya bu tedavileri başlamak yerine, risk-fayda analizi yapılarak en uygun tedavi yöntemi seçilmelidir. Prof. Dr. Şükrü Akyüz’ün uzmanlık alanına giren bu konuda daha fazla bilgi almak için siteyi ziyaret edebilirsiniz.
Reklam & İşbirliği: [email protected]