Dijital Şiddetin Yaş Grupları Arasındaki Algı Farklılıkları Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre, 26 farklı ilde 7 bin 511 lise öğrencisiyle gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre, ortaokul ve lise öğrencileri arasında dijital şiddet algısında büyük benzerlikler olduğu belirlendi. En fazla şiddet algısı, özel bilgi ve fotoğraf paylaşımıyla tehdit edilmek olarak belirlendi. En Sık Algılanan Şiddet Türleri ve…
Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre, 26 farklı ilde 7 bin 511 lise öğrencisiyle gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre, ortaokul ve lise öğrencileri arasında dijital şiddet algısında büyük benzerlikler olduğu belirlendi. En fazla şiddet algısı, özel bilgi ve fotoğraf paylaşımıyla tehdit edilmek olarak belirlendi.
Araştırmaya göre, öğrencilerin en fazla şiddet olarak algıladığı davranışlar arasında özel bilgi ve fotoğraf paylaşımıyla tehdit ilk sırada yer aldı. Ayrıca, sosyal medyada gönderilerin kasten beğenilmemesi ve dijital ortamda gruplara alınmama gibi durumlar da %15 ila %20 oranında şiddet olarak algılandı.
Araştırma, lise öğrencilerinin dijital şiddeti en çok dijital ortamda yaşadığını ortaya koydu. Katılımcıların %37,1’i dijital ortamda şiddetin yaygın olduğunu belirtirken, siber zorbalıkla ilgili veriler de dikkat çekti. Öğrencilerin çoğunluğu, paylaşımların ekran görüntüsünün alınarak yayılmasını ve popüler görüşlere karşı çıkan kişilerin aşağılanmasını şiddet olarak değerlendirdi.
Araştırmanın sonuçları, dijital şiddetin sadece mağduriyet boyutunda kalmadığını, öğrencilerin mağdur, tanık ve uygulayıcı rollerini de üstlendiğini gösterdi. Bu durum, dijital ortamın çift yönlü bir şiddet alanına dönüştüğünü ortaya koydu.
Araştırma bulguları, dijital şiddetin bireysel bir sorun olmanın ötesinde, sosyal ilişkiler ve öğrenilen davranış kalıpları ile de bağlantılı olduğunu gösterdi. Bu nedenle, gençlerin sosyal duygusal becerilerinin geliştirilmesi, ailelerin dijital mecralar konusunda eğitilmesi ve toplum genelinde farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması gerektiği vurgulandı. Kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve ailelerin işbirliğiyle etkili bir tedbir sisteminin geliştirilmesi önerildi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]