Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Kılıçlı, iyot eksikliği ve fazlasının risklerini açıkladı. Özellikle tiroid hastaları ve hamileler için önemli uyarılar geldi.
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Kılıçlı, 21 Ekim Küresel İyot Eksikliği Bozukluklarını Önleme Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Kılıçlı, özellikle tiroid hastalığı bulunan kişileri bilinçsiz iyot kullanımına karşı uyarırken, gebelik ve emzirme döneminde iyot ihtiyacının karşılanmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Prof. Dr. Kılıçlı, iyotun vücutta az miktarda bulunmasına rağmen tiroid hormonlarının yapısında yer alan kritik bir element olduğunu belirtti. İyot, özellikle gebelik ve emzirme dönemlerinde çocuğun zihinsel ve fiziksel gelişiminde önemli bir rol oynar. Bu nedenle iyot, yalnızca hormon üretimi için değil, sağlıklı büyüme ve gelişim açısından da temel bir mineraldir.
Vücuda yeterli miktarda iyot alınmadığında tiroid hormonlarının üretiminde yetersizlikler görülebilir. Ayrıca tiroid bezinde nodül oluşumu da iyot eksikliğiyle ilişkili sorunlar arasında yer almaktadır. Uzman isim, iyot eksikliğinin önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ancak iyotun gereğinden fazla alınmasının da vücuda zarar verebileceğini ifade etti.
Prof. Dr. Kılıçlı, iyotun başlıca kaynakları arasında iyotlu tuz ve deniz ürünlerini gösterdi. Süt, yoğurt ve yumurta da iyot alımına katkı sağlayan besinlerdendir. Hekim kısıtlaması yoksa iyotlu tuz kullanımını tavsiye eden uzman, önemli olanın tuzu ölçülü tüketmek ve iyotlu tuz tercih etmek olduğunu belirtti.
Son yıllarda iyot içeren Lugol solüsyonlarının bilinçsiz kullanımına dikkat çeken Prof. Dr. Kılıçlı, dışarıdan ek iyot almadan önce mutlaka bir sağlık profesyoneline danışılması gerektiğini belirtti. Özellikle endokrinoloji uzmanı görüşünün alınması büyük önem taşımaktadır.
Fazla iyot alımı, Haşimato ve Graves hastalığı gibi tiroid rahatsızlıklarında ciddi hormonal dalgalanmalara neden olabilir. Toksik multinodüler guatr ve toksik adenom gibi durumlarda da bu risk mevcuttur. Bu durumlar, hastalığın seyrini olumsuz etkileyerek tedavi sürecini zorlaştırabilir.
İyot eksikliğinin klinik belirtileri genellikle belirgin olmayabilir; şikayetler çoğunlukla tiroid hormon düzeylerinde değişiklikler meydana geldiğinde ortaya çıkmaktadır. Özellikle gebelik ve emzirme döneminde yeterli iyot alımı, hem anne hem de bebeğin sağlığı açısından kritik önem taşır. Bebeğin zihinsel ve fiziksel gelişimi için bu dönemlerde yeterli iyot alması büyük önem arz etmektedir.
İyot, yalnızca besinlerle değil, bazı ilaçlar ve tıbbi işlemler aracılığıyla da vücuda alınabilir. Kalp ritim bozukluklarının tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ile bilgisayarlı tomografideki iyotlu kontrast maddeler tiroid fonksiyonlarını etkileyebilir. Özellikle tiroid hastalığı bulunan kişilerin bu tür ilaçlar veya işlemler öncesinde doktorlarını bilgilendirmeleri gereklidir. Gerekli durumlarda tiroid hormon düzeyleri değerlendirilmeli ve olası sorunlara karşı hekim kontrolünde önlem alınmalıdır.
Reklam & İşbirliği: [email protected]