Dr. Abdullah Yener İnce, gece ağrısı, hareket kısıtlılığı ve güç kaybının omuzda sessiz hasara işaret edebileceğini, erken tanının kritik olduğunu belirtti.
Acıbadem Maslak Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Abdullah Yener İnce, gece ağrısı, hareket kısıtlılığı ve güç kaybı gibi belirtilerin omuzda “sessiz hasara” işaret edebileceği uyarısında bulundu. Dr. İnce, erken dönemde fark edilen omuz problemlerinin büyük ölçüde konservatif yöntemlerle tedavi edilebildiğini, ancak şikayetlerin uzun süre göz ardı edilmesinin yaşam kalitesini düşürerek cerrahi müdahaleye yol açabileceğini belirtti.
Günlük aktivitelerde yaşanan zorluklar, omuzda tendon yırtıkları veya sıkışma sendromu gibi ciddi sorunların ilk belirtileri olabiliyor. Ceket giymekte güçlük çekmek, yüksek raflara uzanamamak veya gece ağrıdan uyanmak gibi durumlar çoğu zaman yorgunluğa veya yaşlanmaya bağlanıyor. Bu durumlar omuz sağlığı için önemli sinyaller taşıyor.
Omuz hastalıklarının en belirgin işaretlerinden biri gece ağrısıdır. Ağrıyan omzun üzerine yatmakta zorlanmak veya ağrı nedeniyle uykudan uyanmak, omuz tendon yırtıkları ve sıkışma sendromunun erken belirtileri arasında yer alıyor. Uzmanlar, gece uykusunu bozacak düzeydeki ağrıların mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Kolu arkaya götürme, baş üzerine kaldırma veya dışa çevirme gibi hareketlerde yaşanan zorluklar, omuz hareket açıklığının azaldığını gösteriyor. Özellikle “donuk omuz” hastalığında bu kısıtlılık artıyor. Hastalar genellikle bu durumu yaşlanmanın bir sonucu olarak değerlendirse de, erken müdahale hareket kaybının ilerlemesini engelleyebilir.
Kolu baş seviyesinin üzerine kaldırırken hissedilen ağrı veya güçsüzlük, omuz sıkışma sendromunun önemli bir belirtisi olarak kabul ediliyor. Üst raflara uzanma veya perde asma gibi hareketlerde ortaya çıkan ağrı, omuz tendonlarının kemik yapılar arasında sıkıştığını düşündürüyor. Bu durum tedavi edilmezse tendonlarda kalıcı hasar oluşabiliyor.
Çaydanlık kaldırma, alışveriş poşeti taşıma veya kapı açma gibi günlük işlerde hissedilen güçsüzlük, omuz kasları ve tendonlarının etkilendiğini işaret edebilir. “Rotator manşet” olarak bilinen tendon grubundaki yırtıklar, ağrıdan ziyade güç kaybı ile kendini gösteriyor. Hastalar sıklıkla kolunda kuvvet kalmadığını belirtiyor.
Omuz ekleminden gelen her ses bir hastalık belirtisi olmasa da, ağrı ile birlikte yaşanan takılma, sürtünme veya çıtlama sesleri yapısal sorunlara işaret edebilir. Eklem kıkırdağındaki aşınmalar veya tendon problemleri bu tür şikayetlere neden olabiliyor. Bu seslere ağrı veya hareket kısıtlılığı eşlik ediyorsa, tıbbi değerlendirme önem taşıyor.
İlaç, dinlenme veya basit egzersizlere rağmen devam eden omuz ağrıları, mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmelidir. Bilimsel çalışmalar, uzun süreli omuz ağrılarında erken tanı ve tedavinin yaşam kalitesini artırdığını ve cerrahi ihtiyacını azaltabildiğini gösteriyor. Özellikle üç aydan uzun süren ağrıların ihmal edilmemesi gerekiyor.
Dr. Abdullah Yener İnce, omuz ağrılarında tedavinin her zaman cerrahi müdahale ile başlamadığını belirtti. Uzman, omuz sorunlarının önemli bir kısmında öncelikle konservatif yöntemlerin kullanıldığını ifade etti. Hastaya özel egzersiz programları, fizik tedavi uygulamaları ve enjeksiyon tedavilerinin birçok vakada başarılı sonuçlar sağladığını dile getirdi.
Cerrahi tedavi ise genellikle ileri derecede tendon yırtıkları, konservatif tedaviye rağmen devam eden ağrı ve hareket kaybı durumlarında gündeme geliyor. Dr. İnce, günümüzde birçok omuz probleminin artroskopik yöntemlerle tedavi edilebildiğini vurguladı. Bu minimal invaziv yöntemlerin daha az doku hasarı ve daha hızlı iyileşme gibi avantajlar sunduğunu ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]